Yaratılmış birinin yapabileceklerinden neden korkar ki insan? Yaratıcısı ne kadar isterse o kadar zarar verebilecekse, ipin ucundakinden değil de, ipleri elinde tutandan korkmak gerekmez mi aslında?
Korkulacak şeylerin sayısı, başına gelebilecekler kadar çoktur insan hayatında. İstenmeyen olasılıkların tamamı korkulacak bir şeydir insan için. Korkmak, anlaşılabilir bir şeydir. İyisi varken, kim kötüsünü ister ki? Henüz çok küçükken başlar korkularımız, ta son nefese kadar hiç bitmez. Aslında iyidir korkmak. Doğru yerde doğru şeyden korkmak insanı ve çevresindekileri güvende tutar. “Korkaklık” iyidir demek istemiyorum, canınızı güvende tutmak, sizin ve çevrenizdekilerin iyiliği için başınızı derde sokacak şeylerden korkmanız iyidir. Hatta ahiret korkusunu taşımak, eğer inanıyorsanız Allah’tan korkmak daha da iyidir.
Silahı doğrultan insansa da, tetiği çeken Allah’tır. İnsana tetiği çekme gücünü veren de O’dur, kaderi yazanda. Katili yaratan da O’dur, silahı da.
Daha sabah yataktan çıkar çıkmaz kalbinizi saran o dünyalık korkularınızdan söz ediyorum. İşte onlar için iyidir diyemeyeceğim. Dünya ile ilgiliyse eğer bu korkularınız, tamamı için kötüdür diyeceğim. İş yerinizdeki yöneticinizden, patronunuzdan, işlerinizin kötü gitmesinden, fakirlikten, kirayı ödemekten, faturalarınızdan… Dedim ya başınıza gelebileceklerin sayısı kadar ihtimal var. Aslında soru şu; neyden değil, kimden korkuyorsun?
Hz. İsa, bedenî varlığı yok edebilen dünyevi güçlerden değil, yalnızca ruha hükmeden Allah’tankorkulması gerektiğini söyler. Ve der ki: “Beden öldüren, fakat canı öldürmeye gücü yetmeyenlerden korkmayın; aksine hem canı hem bedeni cehennemde mahvetmeye gücü yetene (Tanrı’ya) korku duyun.” (Matta 10:28) Demek istiyor ki silahı doğrultan insansa da, tetiği çeken Allah’tır. İnsana tetiği çekme gücünü veren de O’dur, kaderi yazanda. Katili yaratan da O’dur, silahı da. Neden yaratılmıştan korkuyorsun? Katilin O’dur, silahı doğrultan insan sadece niyetiyle yargılanır.
Fark ettin mi? Kime hürmet edip çekindiysen, korkulacak şeyler hep ondan gelmiştir sana. Patronun, yöneticin, müşterilerin, eşin, evladın, komşun.. Gücünden ve zenginliğinden korktuğun, hatta değer verdiğin herkes ve her şey. Güç ve kudretin tek sahibinden korkana hiçbir şey olmaz. Dene ve gör. Yarın sabah işe giderken patronunun, yöneticinin O olduğunu bilerek git. Kapıdan gelmeleri için bakınıp durduğun müşterilerinin, ancak çobanları sana sürerse geleceklerini bilerek bekle. Hatta bekleme O’na bırak. Bir beklentinin gerçekleşmesi için kendisine güvendiğin o dostuna güvenmeyi bırak. Allah nasıl isterse öyle olacak. O’nun sana vermediğini kimse sana getiremez. O’nun verdiğine de kimse engel olamaz.
“İnsanlardan çok, Tanrı’ya itaat etmek gerekir.” (Elçilerin İşleri 5:29) Havari Petrus.
İşte bir insan kendi hayatını böyle zorlaştırır. Allah kendisine güvenilmesini ister. Bunu hak eder de. Kendisini bırakıp yarattıklarına güveneni ise o güvendikleri ile baş başa bırakır. Onlarla baş başa kalan da, ancak zulüm ve haksızlık görür. İnsanlardan ve diğer tüm yaratılmışlardan güvende olmanın tek yolu, gücün ve kudretin ancak Yaratıcıda olduğunu bilerek, yaratılmış bir şeyin ancak O isterse ve istediği kadar zarar vereceği bilinciyle insanlardan değil, Yaratıcıdan korkarak bir şeyi yapıp yapmamaktır.
“Kim Allah’tan korkarsa, Allah her şeyi ondan korkutur (her şey ona heybetle bakar). Kim de Allah’tan korkmazsa, Allah onu her şeyden korkutur.” Sufi Hasan-ı Basri.
Yani, O’ndan çekinmeyenin korkusu çok olur.
Sana gerekli olan az veya çok hep gelmedi mi? Kaygılarınla yıprattın kendini ve etrafındakileri hep.
Şimdi anlıyoruz ki, korku kuldan duyulan korku ise felakete, Allah’tan ise selamete yol açar. Nasıl böyle olmasın ki? Gücü ve kudreti her zerreyi kuşatmış olan Allah varken, eceli, acizlikleri ve tonlarca korkusu olan bir yaratılmıştan korkan birinin korkuları ile baş başa kalması son derece doğal bir şeydir. Allah katında Allah’tan değil de kulundan korkan bir insan, asıl korkulmaya layık olandan değil, putlarından korkan bir putperest olarak görülür. Cevabının şiddetli olması bu yüzdendir.
“Allah’tan korkanı Allah, her şeyden emniyette kılar. Allah’tan korkmayanı ise Allah, her şeyle korkutur.” Hz. Ali
Yaşlanmaktan, çirkinleşmekten, kaybetmekten, başaramamaktan ve başka ne varsa seni korkutan, artık korkma. Bırak ne olacaksa olsun. Zaten bırakmasan da olacak olan olacaktır. En kötü günlerinde bile yiyeceğin ve giyeceğin hep gelmedi mi? Sen ve sevdiklerin bugüne kadar nasıl geldiler, sen mi besleyip doyurdun onları Allah mı? Sana gerekli olan az veya çok hep gelmedi mi? Kaygılarınla yıprattın kendini ve etrafındakileri hep. Sen çok çalış ve ne yapıyorsan iyisini yap. Gerisini O’na bırak. Kimseden korkma, kimseden takdir bekleme. Sadece O’ndan kork ve yaptığını veya yapmadığını O’nun için yap veya yapma. Senin bu anlayışın ve amelin O’nun gözünden kaçmayacak ve hemen işlerini devralacaktır. Ve O işlerini ele alırsa (keşke) her şey çok çabuk güzelleşecektir. O sözünden dönmez.
“Kararını verdiğin zaman artık Allah’a tevekkül et (O’na güvenip dayan). Şüphesiz Allah, Kendisine tevekkül edenleri sever.” (The Quran) Âl-i İmrân: 159
O’nun kullarına yaranmayı bırak. Her ne yapıyorsan O’nun için yap. Sana kim gülerse gülsün, kim karşı çıkarsa çıksın, ne derlerse desinler. Sen kendine, ailene ve varsa yanında çalışanlarına sahip çık. Onları gözet ve memnun etmeye çalış. Kimseden çekinme ve korkma, doğru ol sadece. İnsanların değil Yaratıcının rızasını kazanmaya çalış. Göreceksin, ruh halin ve sağlığın hemen düzelecek ve artık aynaya baktığında eskisi kadar yıpranmadığını fark edeceksin.
“Tanrı bizden yana ise, kim bize karşı olabilir?” (Romalılar 8:31) Apostol / Havari Pavlus
Gelecek günlerden ve olacak şeylerden korkma. Mutlaka her şey gelip yerini bulacak. Olacak olan olacak ve hepsi senin için bir süre sonra tatlı veya acı, birer anı olacak. Sen yaşadıkça yiyeceğin, giyeceğin, yazarken kalemin, yürürken ayakkabın, içine gireceğin bir evin, uyurken yastığın.. Sana lazım olan her şey sırası gelince gelecek. Yeter ki sana gereksin. Bunları düşünmek O’nun işi, senin değil. Çok gayret et ve yaptığının en iyisini yapmaya çalış her ne yapıyorsan. Ve son olarak, artık kuklalardan korkma, kuklacıdan kork!


